Puslu Kıtalar Atlası
Editörün Yorumu
Kullandığı dili, kurgusu, ele aldığı konu, oluşturduğu atmosfer itibariyle postmodern olarak nitelendirilen bu roman, Elif Şafak'ın Pinhan'ı ve Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı'sından önce okuyucuyla buluştu. Üç yazarın karakteristik özellikleri kendi eserlerinde öne çıksa da, bu üç roman sıkı bağlarla birbirine bağlanıyor. Özellikle dil, üslup benzerliği, Osmanlı'yı ele alış/görüş biçimleri çok benzer. Okunması zevkli eserler, belki de içlerinden en keyifli okumayı İhsan Oktay Anar'ınki sunuyor. Diğer benzer yönleri, üç kitabın da çok satanlar listesinin gediklisi olması.
Puslu Kıtalar Atlası, atmosfer yaratma ve kurgu açısından çok başarılı, ama benim gözümde bir yazarı özgün yapan güçlü, gerçekçi, içten dile sahip değil. William Faulkner'ın 'evrensel gerçekleri yürekten hissederek yazmak' dediği şeye sahip değil. Postmodern romanın gerçeküstücü yanı evet romanda var ama bu bana daha çok 'büyülü' bir hale getirilmiş gerçekten ziyade, çarptırılmış, bayağılaştırılmış bir gerçek gibi geldi. 'Benim Adım Kırmızı' kadar sağlam bir zemini yok bu romanın. Orhan Pamuk'un sahip olduğu güçlü, tutkulu dile sahip değil. Tarihsel motiflerle tıkabasa doldurulmuş, iddiasız, sade bir dille yazıldığını düşünüyorum. Bunda yazarın akademik kişiliğinin de payı olsa gerek...
Alıntı
Bünyamin düşünde yine onları görmüştü. Demir halkalardan örülü zırh gömlekleri çoktan paslanmış yeniçeriler, ellerinde meşalelerle karanlık bir sisin içinde meçhul bir yöne ilerliyorlardı...Puslu Kıtalar Atlası Hakkında
Hulki Aktunç'un önsözüyle yayınlanan, İhsan Oktay Anar'ın ilk eseri...
İçeriği en son düzenleyen editör: Azime Güç
Bu kitap toplam 11 okurun kitaplığında bulunmaktadır.
Okur Yorumları (8)
yeni kitabınız çıkınca ilk ben alıca
yeni kitaplarınızı heycanla bekliyorum
okurken hem bitmesini istemeyip hem de sonunu öğrenmek için can attığım bir kitaptı. kesinlikle tavsiye ederim, ben iki kere okudum bir süre sonra yine okurum. mümkünse ezel akay filmini çeksin ve filminde mutlaka okan bayülgen, haluk bllginer, ahmet mümtaz taylan, fikret kuşkan oynamalı diye düşünüyorum.
Sanırım tavsiye etmekte tereddüt etmeyeceğim kitaplar arasında hep olacak bir kitap.
hicret08 Ocak 2009 Perşembe 18:15üslubu gerçekten çok farklı bir yazar.. yazarlığını, okuyuculuğunu ve bilgisini hissettiren bir yazar...osmanlının derinliklerine akıcı üslubu ile götürüyor, tanıştırıyor okuyucuyu...
İnanılmaz bir romandı.ihsan Oktay ANAR İLE GEÇ TANIŞTIĞIMA ÇOK PİŞMAN OLDUM OKUYUNCA.
Okuyalı çok oldu ama gene de unutamadığım bir havası var romanın. Suç ve Ceza'yı okurken nasıl Ruslaştıysam, Yoksul Mahallelileştiysem bu romanda da Osmanlılaşmış idim.
Masalsı anlatımıyla, şahane kurgularıyla çok sürükleyici ve zengin bir kitap.
Yorum eklemek için
kayıt olunuz.