Bin Dokuz Yüz Seksen Dört - George Orwell

4 oy, puan:10

Kitaplığıma Ekle
Arkadaşına öner

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

George Orwell


Özgün Adı:Nineteen Eighty-Four
Yayınevi:Can Yayınları
Sayfa Sayısı:271
Basım Tarihi:1949
Türkiye Basım Tar.:1984
Özgün Dili:İngilizce
Ülkesi:İngiltere
Anahtar Kelimeler:Roman, Big Brother (Büyük Birader), Aşk, anti-ütopya, işkence, Psikoloji, 2012 Notos Öykü Dergisi 100 Temel Eser



Çeviri: Nuran Akgören

Editörün Yorumu

Psikolojik yanı ağır basan, belki de bu nedenle insanı okudukça daha da sarsan bir roman...

Alıntı

Düşünce suçu ölüm tehlikesi yaratmaz, düşünce suçunun kendisi ölümdür.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört Hakkında

Kitapta tanımlanan Big Brother (Büyük Birader) kavramı günümüzde de sıklıkla kullanılmaktadır. Roman, önce Son Adam (The Last Man in Europe) ismiyle yazıldı fakat daha sonra adı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört`e (Nineteen Eighty-Four) çevirildi. Anti-ütopyacı romanların en ünlülerinden biridir.


Bin Dokuz Yüz Seksen Dört Uyarlamaları

* Yönetmen: Robert Lepage Besteci/orkestra şefi: Lorin Maazel (2005) (opera)
* Yönetmen: Michael Radford Senaryo: Michael Radford (1984)


İçeriği en son düzenleyen editör: A. G.

Bu kitap toplam 7 okurun kitaplığında bulunmaktadır.


Okur Yorumları (2)

semiha gürel okur yorumu.semiha gürel11 Ocak 2009 Pazar 21:56

okuduğum en etkileyici kitaplardan biri. ürpertici, bambaşka. herkes okumalı ve üzerinde kafa yormalı. ütopyalar arasında yer alsa da imkansız şeyler değil işlenenler. tek tip, robotlaşmış insanlar. ve korkuyla yönetiliyorlar. bugün de bize yapılmak istenen farklı değil aslında. modern dünya insanları öyle çok şeyden korkuyor ki...yalnızlık, parasızlık, geleceksizlik, hastalık, ölüm. hiç kimse bunların hayatın parçası olduğunu kabul etmek istemiyor. hep en ideali isterken, devamlı sakınan, kaçan, korkan insanlar ortaya çıkıyor. tüm aksiliklerden uzak tutmaya çalışırken hayatımızı, teknolojinin kölesi haline getiriyoruz bilmeden...

hicret okur yorumu.hicret08 Ocak 2009 Perşembe 18:32

kitap 1950 önesinde yazılmış olmasına rağmen hala güncelliğini koruyor. ütopik dense de kesinlikle yaşanan veya yaşanmış olacabileceğini düşünüyorum. benim hafızamda kalan o kadar çok yeri var ki... mesala çocukların rüyasında sayıklama sonucu kendi babalarını şikayet etmesi!
hayvanlar çiftliğinde de başarılıyıdı bu kadar olmasa da..


Yorum eklemek için kayıt olunuz.