Mağara
Çeviri: Sıla Okur
Alıntı
Cipriano Algor küreği bir tarafa bıraktı ve ellerini küllere daldırdı. Pişmiş kilin ince, başka hiçbir şeye benzemeyen pürüzleri geldi eline. Sonra biblolardan birini başparmağı, işaretparmağı ve ortaparmağıyla tutarak ana rahminden çocuk çıkarır gibi bir hassasiyetle ayırdı. Hemşireydi çıkan. Biblonun gövdesindeki külleri silkeledi ve yüzüne üfledi, kilden heykelciğe kendi soluğunu, kendi kalp atışlarım verir, canından can, kanından kan katar gibiydi.Mağara Hakkında
Yaşlı çömlekçi Cipriano Algor kent yakınlarında bir köyde, kızı Martha ve Merkez'de güvenlik görevlisi olarak çalışan, ayda sadece birkaç gün onlara katılan damadıyla birlikte yaşamaktadır. Ailesi üç kuşaktan beri çömlekçilikle ekmeğini kazanan Algor, babasından kalma bir fırın, geleneksel aletler ve sevgiyle sürdürür üretimini. Güzellikleri basit adımlarla, binlerce yılın bilgisini harmanlayarak ortaya çıkarır. Ama ürettiklerini alabilecek tek yer olan Merkez artık çömlek siparişi vermez. Çünkü çağın malzemesi plastiktir; plastik dayanıklıdır, ucuzdur, 'güzel'dir. El emeği, göz nuru; ataların ruhunun imbiğinden süzülen çömlekler ise kolay kırılan, modası geçmiş nesnelerdir.
İçeriği en son düzenleyen editör: A. G.
Bu kitap toplam 1 okurun kitaplığında bulunmaktadır.
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum eklemek için
kayıt olunuz.