Sula - Toni Morrison

1 oy, puan:10

Kitaplığıma Ekle
Arkadaşına öner

Sula

Toni Morrison


Özgün Adı:Sula
Yayınevi:Can Yayınları
Sayfa Sayısı:192
Basım Tarihi:1973
Türkiye Basım Tar.:1994
Özgün Dili:İngilizce
Ülkesi:Amerika
Anahtar Kelimeler:Roman, Afro-Amerikan edebiyatı, Irk ayrımı, Kölelik



Çeviri: Ülker İnce

Editörün Yorumu

Toni Morrison, çok özgün ve canlı bir karakter yaratmış: Sula. Karakterlerin ve atmosferin inandırıcılığı, büyüleyiciliğinin yanısıra, bir romandan bir şiir yazmış aynı zamanda yazar.

'Elime bir güderi alıp kemiğinin üzerini, tam elmacık kemiği çıkıntısının üzerini iyice sürtersem siyahlığın birazı gider. Güderiyle pul pul olur, dökülür, altından altın varak çıkar. Siyahlığın arasından parladığını görebiliyorum. Orada olduğunu biliyorum... Bir tırnak törpüsü ya da Eva'nın tırnak makasını -o da olur- alır, altın tabakasını kazırsam altın dökülür, su mermeri ortaya çıkar. Yüzünün düz yüzeyleri, eğri yüzeyleri bu sumermerinden gelir. Gülümseyen ağzının gözlerine kadar açılmamasının nedeni budur. Sumermeri büsbütün bir gülümsemeye direnen bir ağırlık verir ağzına... Daha sonra eline bir keski ile küçük bir çekiç alıp sumermerini hafif hafif oyabilirdi. O zaman kazma vurulmuş buz gibi çatlayacak, çatlaklardan bereketli toprakları göreceğim, çakıl taşlarından, çalı çırpıdan arınmış, verimli topraklar. Çünkü sana bu koku o topraktan geliyor... Elimi senin toprağına daldıracağım, toprağı alıp havaya kaldıracak, bırakacağım parmaklarımın arasından kayıp dökülsün, ılık yüzeyine, çiyli serin altlarına elimi değdireceğim... Senin toprağını sulayacağım, hep verimli ve ıslak olacak. Ama ne kadar? Toprağı ıslak tutmak için ne kadar su gerek? Suyumu tutacak ne kadar toprak gerek bana? İkisi ne zaman çamur olacak?'

Alıntı

Sula ilk kez Wright'ların evine geldiğinde Helene'in onlara duyduğu küçümseme, kesilmiş sütten tereyağa dönüştü. Kızının arkadaşında annesinin gevşekliğinin izi yokmuş gibi görünüyordu. Kendi evinin bunaltıcı derli topluluğuna korkuyla boyun eğen Nel, bu evi seven, kırmızı kadife kanepenin üzerinde on ya da yirmi dakika, günağartısı gibi hiç kımıltısız oturan Sula'yla birlikteyken burada rahat ediyordu. Nel'e kalsa Sula'nın karışık evini yeğlerdi, o evde her zaman sobanın üzerinde pişen bir şey olurdu; evin annesi Hannah hiç azarlamaz, hiçbir buyruk vermezdi; her türlü insan damlardı oraya; gazeteler koridora yığılmış olurdu, bulaşık yalağına bırakılan kirli kaplar saatlerce dururdu orada, Eva adlı, tek bacaklı bir nine ceplerinin bir köşesinden yerfıstığı çıkarır verir ya da bir düşü yorumlardı.

Sula Hakkında

Sula, Nobel jürisine göre 'Bir ayrıntılı çizimdir, Siyah Venüs'ün kurban edilişidir.' Sula, 'Toni Morrison'un yapıtlarında, her çareye başvuran, her şeyi göze alabilen kadın kimliğinin, kadınlar geleneğinin ilk temsilcisidir. Roman, kendilerinin beyaz ve erkek olmadıklarını kısa süre içinde kavrayan iki Zenci kahraman Mel ile Sula'nın hayatlarını çocukluktan başlayarak yollarının ayrıldığı kadınlığa geçiş yıllarına, daha sonra yollarının yeniden kesiştiği günlere kadar izliyor. Nel Wright, doğduğu yerde kalmayı, evlenip çocuk yetiştirmeyi, Zenci topluluğunun bir direği olmayı seçen 'klasik' bir kadındır. Sula ise kasabadan ayrılarak yüksek okula gider; asidir, dostlarının kocalarını (Nel'in kocası Jude'ü bile) ellerinden alan bir iblis, Beyazlarla yatan bir 'orospu', cemaatin bütün iş ilişkilerini, bütün ahlak kurallarını tehlikeye atan bir büyücüdür. Toni Morrison, kadınlar arasında cinselliğe dayanmayan o gizemli dostluğu ele almış, iki kadın arasındaki dostluğun tansıklı yanını göstermek istemiştir: Bu dostluk öylesine önemlidir ki hiçbir küçük ihanet, 'koca'nın çalınması bile bunu bozmamalıdır.



İçeriği en son düzenleyen editör: A. G.


Henüz yorum yazılmamış.


Yorum eklemek için kayıt olunuz.