Martıların Düğünü - Merih Günay

2 oy, puan:6

Kitaplığıma Ekle
Arkadaşına öner
Ödüllü Kitap

Martıların Düğünü

Merih Günay


Yayınevi:H@vuz Yayınları
Sayfa Sayısı:80
Basım Tarihi:2007
Türkiye Basım Tar.:2007
Özgün Dili:Türkçe
Ülkesi:Türkiye
Anahtar Kelimeler:Uzun öykü



Alıntı

Ne cenazeydi! İşçi tanrıları, bu sadık kullarının son yolculuğundan nimetlerini esirgememişlerdi. Belediye mezarlığına vardığımızda bastıran yağmur, toprağı balçığa çevirmişti. Ayağımdaki eski ayakkabılarla çamura bata çıka yürüyordum. Ona ayrılan delik, cenaze nakil aracının durduğu kapıdan beşyüz metre ötedeydi. Üstelik namazdan çıkıp sırf hayır olsun diye bu görkemli törene katılan ahmağın biri, oğlu olduğumu keşfedip beni tabutun altına iteklemişti.
Rahmetli, kemikleriyle birlikte elli beş kilodan fazla çekmezdi. He-he, kemikleri ayrılsa, çıkacak etle bir enik bile doymazdı. Yemek masasına oturduğunda bir saatten önce kalkmazdı halbuki muhterem. Kıtlıktan çıkmış gibi her akşam masada ne varsa siler süpürürdü. Öğlenleri yemiyor da ondan oğlum. derdi annem, Maaşı iki kuruş fazla olsun diye, yemeksiz anlaşmış atölyeyle . Omzuma ağrı girmiş, iliklerime kadar yağmur yemiştim. Çoraplarım sırılsıklam olmuş, adım attıkça ayaklarım şlap şlup sesler çıkartıyordu. İmam efendi kafasında sarığıyla önümüzde salına salına yürüyor, arada bir yağlı suratını havaya kaldırıp: Rahmet, rahmet. diye mırıldanıyordu. Soluk soluğa kalmış, zihnimi karabasanlar sarmıştı. Açlıktan gözlerim kararıyor, yalpalayarak yürürken hayaller görüyordum:
'Herkes, mezarın etrafında sessiz, başları ve elleri önünde duruyor, bazıları ağlıyordu. Kazıcı, toprağı kazarken kazma bir küpe çarpıyor; küp parçalanıyor, etrafa altın paralar saçılıyordu. Başlar dikiliyor, sonra herkes mezarın içine hücum ediyordu. En altta imam vardı. Sarı paraları kapışıyorlar, birbirlerini itiyorlardı. Bense küreği elime alıp üstlerine toprak atmaya başlıyordum.'
Bütün tanıyanları, sevenleri cenazeye hücum etmişti. Kardeşim, ben, annem ve ev sahibi. Bir de şu hayırsever. Attığım her adımda tabut daha da ağırlaşıyor, mezar taşı niyetine toprağa saplanmış tahta parçalarının altındaki mezarların arasındaki daracık, toprak yolda kendimi kaybetmiş halde ilerliyordum. Geniş omuzlarım, kaslı pazılarım yoktu. İki öküz kuvvetinde değildim. Çelimsizin tekiydim yahu! Ne tabutu?


Martıların Düğünü Hakkında

'Merih Günay ... ne okuyucuya ahlak dersi vermeye çalışıyor ne de okuyucuyu uyarıyor. Karakterlerin sosyal hayatta içinde bulundukları konumlarla birlikte, onları psikolojik boyutlarıyla da düşünüp, bilinçdışına, kurmacaya, fantastik olana da göz kırpıyor. Anlatımında yer yer açık ama çoğu kez gizli bir mizaha da rastlamak mümkün...' Elif Türkölmez (Notos Öykü dergisi, Sayı 9)


Martıların Düğünü Ödülleri

Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü - 2008



İçeriği en son düzenleyen editör: A. G.

Bu kitap toplam 1 okurun kitaplığında bulunmaktadır.


Henüz yorum yazılmamış.


Yorum eklemek için kayıt olunuz.