Amida, Eğer Sana Gelemezsem
Alıntı
Arat insani olana itiraz etmiyor, ama sorun insani olanda düğümlenmiyor mu? Sorun, çocuğu çocuk, kocayı koca, tehlikeyi tehlike, aklı akıl, utançı utanç, vicdanı vicdan olmaktan çıkaran dürtünün ta kendisinde. Diyarbakır Amida gibi bir kadını çıkarıyor, Arat da gelip kadının kalbini çalıyor... Tuhaf bir durum, diye düşünüyor, şu anda Cenevre'de Leman Gölü'nün çevresindeki parklardan birinde ya da Prag'da, Karel Köprüsü'nde olmalıydım. Neresi olursa olsun, ama Diyarbakır'da ve Amida'yla değil. Deli cesaretine sahip olacak kadar genç değil, cahil cesareti içinse artık çok geç.Amida, Eğer Sana Gelemezsem Hakkında
'...Okurumuzun, öyküleriyle tanıdığı Karabulut, bu ilk romanında, çocuk işçilerle ilgili bir çalışmaya katılmak üzere Diyarbakır'a giden Arat'ın öyküsünü anlatıyor.
Kentin eski kadın hükümdarı Amida, Arat'ı büyülemiştir adeta; Diyarbakır'ı tanımaya çalışırken Amida'ya ait bir yüzü, bir kokuyu da arar. Ve bu yüz çok geçmeden de çıkar karşısına. Dilşa, Diyarbakırlı, evli ve başörtülü bir kadındır. Aralarında tehlikelerle dolu bir aşk başlar. Amida, Eğer Sana Gelemezsem, çok katmanlı bir roman. Türkiye'de gündem oluşturan pek çok konuya değinen bu yapıt, şimdiden söyleyelim, çok tartışılacak.' (Faruk Duman)
www.canyayinlari.com
İçeriği en son düzenleyen editör: Azime Güç
Bu kitap toplam 1 okurun kitaplığında bulunmaktadır.
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum eklemek için
kayıt olunuz.