Hidayetnâme
Çeviri: Mehmet Kanar
Alıntı
Edebiyat Kafka için sanatsal bir şey değildir. Görevinin ve yaptığı işin önemi ile değerinin bilincindedir. Yapıtlarında sanat yapma, tumturaklı cümleler kurma kaygısı görülmez. Hatta övünme isteği bile yoktur. Edebiyatla ilgisi olmayan şeylerden nefret ediyorum. Edebî meselelerle ilgili olsa bile konuşmaktan yoruluyorum. Öldürücü ziyaretlerden kaçıyorum. Üstelik konuşmalar önemini, ciddiliğini ve gerçeğini düşündüğüm şeylerden mahrum ediyor beni. Kafka'nın arayışı içinde olduğu gerçekte her şey açık ve şeffaftır; eşyanın gölgesinde gizlenemez; apaçık gerçek karşısında omuz silkmek mümkün değildir. Bir başka yerde: Bizim sanatımız gerçeğin önünde cesaret göstermektir. Geri geri giden ekşi suratın önündeki aydınlık gerçeğin ta kendisidir. Kafka'nın düşünceleri, kişisel deneyimlerle doğmuştur. Sanatı içinden gelen bir gereksinimden ve yaşamından ortaya çıkmıştır. Süsten uzak, sade ve biraz da üstü kapalı kinayelerle rengi uçuk dili, okuyucuyu sadece konuya yönlendiren en iyi roman üslubu sayılmaktadır. Çin Seddi öyküsünde olduğu gibi sade üslubu, ayrıntılara dikkat etmesi ve alaycı tavrı gerçek anlamda güzelliğe ve yalınlığa ulaşmaktadır. Kafka imalı ifade tarzını kullanan en yetenekli yazarlardan biridir. Gerçekçilikte o denli ileri gitmiştir ki yaşamın sıradan olayları abartılı görünür. Olayların gelişmesi, soğuk ve haşin ele alınış tarzı okuyucuyu kesin etki altında bırakır. Tanıttığı kişiler, anlattığı olaylar başka bir şekilde olamaz, bunlara bir şey eklenemez, bunlardan bir şey eksiltilemez gibi gelir insana. Gelişmeler birbiriyle bağlantılı değildir; bunların nedenlerini açıklamaz. İşte bunlar Kafka'nın özelliklerindendir. Görünüşte geleneksel edebî metoda aykırı bir yol izlerken mizahı en acıklı konularla karıştırır ve zaman olur, dünya ve fizikötesi ile ilgili problemler birleşiverir. Teşbih ve kinaye değil; tüm varlığımızla hissettiğimiz, kendimizi yepyeni ve alışılmadık meseleler karşısında bulduğumuz insan gerçeğidir söz konusu olan. Romanlarının giriş kısmı orijinaldir. Sahne yaratmadan, gevezelik etmeden okuyucuyu bir cümleyle konunun ortasına atar.Hidayetnâme Hakkında
İran gibi hem bize çok yakın hem de çok uzak bir ülkeden çıktığı yetmiyormuş gibi yaşamı ve yapıtlarıyla da çok ötemizde yer alan Sadık Hidayet'ten bir kitap daha. Sadık Hidayet'in Türkçe'deki serüveni öykü, deneme, oyun, gezi yazısı, folklor incelemesi gibi değişik alanlarda yazdıklarından ve mektuplarından tipik örnekler içeren Hidayetnâme'yle sürüyor.
İçeriği en son düzenleyen editör: Azime Güç
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum eklemek için
kayıt olunuz.