Kadınlığımın Hikâyesi
Çeviri: Erdoğan Tokatlı
Editörün Yorumu
Kitabın bir kısmı oldukça tarihi bilgi yüklü. Yine de rahatsız edici olmayan bir denge kurulmuş, dönemin gerilimli, sancılı atmosferi, bir yandan Avrupa'da yaşanan bir yandan Cezayir'de gözler önüne serilen felaket, vahşet. Bir yandan da yazarın özel yaşamıyla ilgili -kendisinin de belirttiği gibi- başkalarının kendinden bir şeyler bulabileceği hoş, ilgi çekici detaylar var. Ayrıca Amerikalı yazar Nelson Algren ile ilişkisi de ilginç bir ayrıntı olarak anılarında yer almış...
Alıntı
Sakınımsız davrandım, güç bir serüvene atılıp kendimi anlatmaya koyuldum; öyle zor ki, başlıyor fakat bitiremiyorsun. Ömrümün ilk yirmi yılını kendime anlatmak ihtiyacını zaten duyuyordum; genç kızlığımda hep gelecekteki günlere, kadınlığıma seslendim çünkü, benden hiçbir şey, kalmayacaktı geriye, kadınlığım hepsini yutacaktı, bir avuç kül bile bırakmayacak, genç kızlığımı silip süpürecekti; ...Kadınlığımın Hikâyesi Hakkında
Beauvoir, Kadınlığımın Hikayesi'nde, daha önce genç kızlık döneminin sorunlarını anlattığı Bir Genç Kızın Anıları kitabında kaldığı yerden yaşamını tam bir açıklıkla anlatmaya devam ediyor. Sartre ile kurdukları ortak yaşantıyı, mutlu ve acılı günlerini, kadınlığın çeşitli sorunlarını, tanıdığı insanları, tutkularını, yazarlığını ve dünyamızın geçirdiği buhranlı dönemleri ayrıntılarıyla anlatıyor.
İçeriği en son düzenleyen editör: Azime Güç
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum eklemek için
kayıt olunuz.